Manyetik Alan Teorisi 1. KısımTersine Mühendislik: Yazmak İçin OkumakDijital Kayıt KoleksiyonuBu koleksiyon, Beliz Güçbilmez tarafından geliştirilen Kurmaca Evrenler İçin Manyet…
Ders başlıkları ve açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır; izleme için yukarıdaki aksiyonu kullanın.
Metotla çalışmak ne sağlar?/ Teoriden korkmamak/ Obur okurluk değil, gurme okurluk : “Belki de bugüne dek hiçbir kurmacayı hakkıyla okumamışımdır.” / Okurluk ve izleyicilik deneyimimizi kendimiz üretirken iş başına çağırma becerisi / “Kurmaca tasarlamak bir hikâye planlamak değildir."/ Tasarımı görmeyi öğrenmek ve tersine mühendislik/ Yazarların sırrı yoktur, tekniği vardır./ Bir kurmacadaki onca unsuru bir arada tutan ne?
Okuryazarlık ve seyircilik hayatınız sahiden değişmek üzere. Bu dijital koleksiyonu seyretmeye başlamakla yaklaşık 8000 kişinin yaşadığı mahallemize taşınmış oldunuz. Hoş geldiniz, iyi ki geldiniz.
Sıfırıncı eskiz/ Akış tüneli/ İlk eskize nasıl girişiyoruz?/ Bir evren olarak kurmacalar/ Zihnin çalışma prensibi/ Benzerlik kurmak: zihnin olağanüstü hüneri/ Bir şeyi başka bir şeyle anlatmak: Metafor/ Manyetik Alan Teorisi'nin kurucu terimi: Çekirdek (Nucleus)
Nasıl gidiyor? Acayip değil mi? İlk iki saat geride kaldı. Şimdi sıra nasıl yapıldığını görmekte. Hadi öykülere girişelim. Kurmacaların manyetik alanını, “o yörüngeye oturma hareketini” görmeye hazır mısınız?
Son bir şey; lütfen, lütfen atlamadan izleyin. Titizlikle hesaplanmış bir çerçevesi var teorinin. Sona ulaştığınızda göreceksiniz.
Metaforun nelere kadir olduğuna uyanıyoruz./ Muhafaza (ss.43-54) öyküsünün çekirdeğini görüp çekirdekten yapılmış unsurları tespit ediyoruz. "Vay canına, yazar gerçekten bunları düşünmüş mü?" / "Sanattan anlamak" diye bir uzmanlık alanı yoktur./ Sanatın entelektüel bilgiyle ilişkisi yoktur./ Yetenek dediğin nedir ki?
Muhafaza öyküsünü sökerken bir büyülendik ama daha yolumuz var.
Dilerseniz, Raymond Carver'ın Katedral kitabının dijital kopyasını aşağıdaki linkten satın alabilirsiniz:
Erken yapay zekalar olarak kurmacalar/ Edebi dili gündelik dilden ayıran ne?/ Yazarken kronoloji batağına düşmek/ In medias res/ “Zihin, model kurarak öğrenir.”/ Tüyler (ss.13-37) öyküsünün çekirdeği ve manyetik alanı kurması/ Bu hikâyeyi bana kim anlatıyor? / “Ben Anlatısı” hakkında bir takım yanlış kabuller/ Hayatımı yazınca neden roman olmuyor?
Bu bölümü tamamladığınızda arkadaşlarınıza anlatmaya, bu teoriden konuşamadığınız ortamlarda duramamaya, sosyal medyada duyurmaya başlamışsınızdır. Film izlemek ne müthiş bir iş haline geldi, değil mi?
Çekirdeğin tasarımdaki işlevleri/ Neden bir metafor sözlüğü yazılamaz?/ Zihninizde soyut bir kurmaca ideali yaratmak/ Sanatın yarattığı konvansiyonlar ve Olimpik Anlatıcı/ Sinema sanatıyla birlikte değişen görme rejimi/ Roman sanatının sinemadan öğrendikleri/ Odaklayıcılar nasıl çalışır?
Neler neler varmış da bilmiyormuşuz ya da üstüne ikinci kez düşünmediğimiz ne çok kabulümüz varmış fark ediyoruz. Aydınlnamanın hayretine ve o harika adrenaline kapıldık gidiyoruz.
Tren öyküsü (ss.149-158) çekirdeği ve odaklayıcıları/ Olimpik anlatıcının odaklayıcı seçimi / Odaklayıcı kullanmanın avantajları / Kompartıman (ss 55-66) öyküsünü söküyor ve hayretten donakalıyoruz. / Biçim-içerik ilişkisini kurarken metot bize ne sağlıyor?/ Kurmacada ölçek fikri.
Bu bölümü tamamladığınızda taşlar iyice yerine oturacak! İçinizde metodu denemeye ilişkin acayip bir istek. Video koleksiyonun birinci kısmını satın aldıktan sonraki ilk iki ay içinde bir seferlik bir soru-cevap buluşması yapıyoruz. Bir WhatsApp Topluluğu'na üyelik hakkınız oluyor. Mutlaka 0530 474 73 80 nolu telefona WhatsApp mesajı yazarak ya da info@belizgucbilmez.com'a mail atarak bu buluşmanın tarihini öğreniniz. Beliz Hoca sizinle tanışmaya, teorisini dinlemiş, o teoriden heyecan duymuş insanlarla tanışmaya can atıyor.
Çekirdekle ilgili bilgilerimizi inceltiyoruz./ İyi metafor bulduğumuzda iyi kurmaca üretiriz. / Platon'la hesaplaşmalar: “Sanat alt tarafı gerçeğe ayna tutar.” Hayır, hiç de değil./ Sürpriz nasıl kurulur? / Kendi yazdıklarımızın ilk editörü olmak/ Sadece içeriklerden konuşmanın yol açtığı kısırlık
Kurmaca-gerçek ilişkisi üzerine düşünmek ne uçsuz bucaksız bir alanmış meğer. Bu mesele üzerine kurulu Anne Ben Düştüm Mü? Kurmacalara Neden Muhtacız? kitabını da okuyorsunuz değil mi? İlk bölümden bu yana zihninizin genişlediğini hissetmiyor musunuz?
O tek seferlik “danışma toplantısı” için yazıştınız mı? Takviminize kaydettiniz mi? Manyetik Alan Teorisi Dijital Kayıt Koleksiyonu'nın ikinci bölümünü merak etmeye başladınız mı? İkinci bölüm de ilki kadar hoşunuza gidecek.
“Küçük, İyi Bir Şey” (ss. 67-95) - Münasebetsiz metafor / Son Merak sahnesi/ Kurmacalar evrensel doğruları göstermez, onları sarsar./ Kurmaca üretmek, yalan söyleme sanatı falan değildir./ Kurmacalar bizi bu dünyada tutuyor. / Bundan sonra neler yapabiliriz?
Ölümsüzlüğün sırrını bile duyduğumuza göre bize karada ölüm yok. Şimdi bir de bütün bunların üstüne Katedral (ss.211- 229) öyküsünü sökelim hadi. Çekirdeği sezebildiniz mi?
Katedral öyküsünün o çok verimli çekirdeğini bulup çıkarıyoruz. “E ama bu kadar da olur mu?” diyoruz. Ocağın altına yuvarlanan bir patatesin bile bir hakkı vardır kurmacalarda. Unutmuyoruz. Kurmaca tasarımdır, seçim olmadan tasarım, gerekçe olmadan seçim, çekirdek olmadan gerekçe olmaz. Manyetik Alan Metodu'na ikna olduk orası tamam, sanat yapıtının biçim olduğunu da anlamış olduk. Şimdi Katedral'in biçimine bakmakta sıra.
Biçim- İçerik ilişkisine bu kez Katedral öyküsünde bakıyoruz. O müthiş uyumun nasıl olup da yakalanabildiğini adım adım görmenin insanı ağlatacak kadar heyecanlandıran coşkusunu yaşıyoruz.
Kurmacalarda biçim anlaması da anlatması da zor bir meseledir. Bu öykü olağanüstü bir örnek sunuyor.
Bu haritaya durdura durdura, çekirdekle ilişkisini kavrayarak bakacağız. Okuduğumuz başka öyküler, izlediğimiz filmler için şöyle haritalar yaptığımız bir defterimiz olsa ne şahane olmaz mı? Daha güzeli yazdığımız kurmaca üzerine böyle çalışmak olurdu herhalde.
Podcast. Can kulağıyla dinlemelik. Joseph Campbell'in “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” ile "Manyetik Alan Metodu" nasıl farklılaşıyor?/ Olay dizisi ile hikâyenin ne muazzam bir farkı var, nihayet anladık. Neden muhteviyatla, hikâyeyle değil de onun biçimiyle yani olay dizisiyle ilgilendiğimizi de böylece anlamış olduk. Durdurup notlar aldık ki, iyice yerleşsin.
Katedral'in Manyetik Alan Haritası'nı üç boyutlu bir evren olarak tahayyül etmemize yardımcı olacak bir animasyon.
Artık size yazarken ne yaptığınızı bilmenin güvenini, okurken ve izlerken tasarımı görmenin zevkini yaşatacak bir metodunuz var. O metodu destekleyen koca bir teorinin bir kısmını dinlediniz. Bu yaklaşım sizi ne kadar ikna etti?
Lütfen görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınızı, sorularınızı, katkılarınızı sahiden büyük bir heyecanla bekliyoruz.